ABD’li üst düzey bir yetkili, İran ile yürütülen müzakerelerde kritik aşamaya gelindiğini ve birkaç gün içinde bir anlaşma imzalanmasının beklendiğini açıkladı. Yetkili, anlaşmanın İran’ın nükleer programının tamamen tasfiye edilmesini, zenginleştirilmiş uranyumun ABD’ye devredilmesini ve bölgesel gerilimi azaltacak adımların hayata geçirilmesini öngördüğünü belirtti.
“Birkaç gün içinde imza atılabilir”
Yetkili, gazetecilere yaptığı telekonferans açıklamasında müzakerelerin son aşamaya geldiğini ifade etti. Sürecin oldukça karmaşık olduğunu vurgulayan yetkili, anlaşma ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde “önümüzdeki birkaç gün içinde imzalanmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Yetkili, kesin tarih veremeyeceğini ancak sürecin yüzde 80-85 seviyesine ulaştığını söyledi.
Anlaşmanın dört temel başlığı
ABD’li yetkili, anlaşmanın temel hedeflerini dört ana başlıkta topladı. Buna göre anlaşmanın;
- İran’ın nükleer programının tamamen tasfiye edilmesini
- Zenginleştirilmiş uranyumun ABD’ye devredilmesini
- Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını
- İran’a yönelik yaptırımların büyük bölümünün kaldırılmasını
öngördüğü belirtildi. Yetkili, bu adımların hayata geçirilmesiyle bölgede uzun vadeli bir istikrar hedeflendiğini ifade etti.
Uranyumun akıbeti ve nükleer süreç
Açıklamalara göre, İran’daki zenginleştirilmiş nükleer materyalin önce yerinde etkisiz hale getirilmesi, ardından da ülke dışına çıkarılması planlanıyor. Bu sürecin uluslararası denetim altında yürütülmesi ve güvenlik mekanizmalarıyla desteklenmesi bekleniyor. Uzmanlara göre bu adım, İran’ın nükleer kapasitesinin askeri kullanıma dönüşmesini engellemeyi amaçlayan en kritik maddelerden biri olarak öne çıkıyor.
Yaptırımların kaldırılması gündemde
ABD’li yetkili, İran’ın anlaşma koşullarına uyması halinde ekonomik yaptırımların büyük bölümünün kaldırılabileceğini söyledi. Bu durumun İran ekonomisinin yeniden uluslararası sisteme entegrasyonunu sağlayabileceği değerlendiriliyor. Yetkili, İran’ın “normal bir ülke gibi davranması karşılığında ekonomik olarak ödüllendirilebileceğini” ifade ederek, sürecin bölgesel dönüşüm yaratabileceğini savundu.
Hürmüz Boğazı ve bölgesel etkiler
Anlaşmanın en dikkat çeken başlıklarından biri de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması oldu. Küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği boğazın yeniden aktif hale gelmesi, enerji piyasaları açısından kritik önem taşıyor. Yetkili, bu adımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda bölgesel güvenlik açısından da önemli bir kırılma yaratacağını belirtti.
Bölge ülkeleri ve İsrail sürece dahil
Açıklamada, İsrail başta olmak üzere Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel aktörlerin de sürece dahil olduğu ifade edildi. ABD’li yetkili, tüm tarafların anlaşma çerçevesine uyacağına inandıklarını ve geniş bir uluslararası uzlaşı hedeflendiğini söyledi. Uzmanlar ise bu tür kapsamlı bir anlaşmanın hayata geçmesinin, yalnızca İran-ABD ilişkilerini değil, Orta Doğu’daki güç dengelerini de doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.


Tasarım: