İzmir Meslek Fabrikası ve belediyeye ait üç stratejik binaya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulması, kentin istihdam damarlarına indirilmiş bir balyozdur. Gençlerin “iş ve aş” umudu olan bu eğitim yuvasının siyasi bir hamleyle devre dışı bırakılması, İzmir’in geleceğine vurulmuş en büyük darbedir; işte bu akıl tutulmasının perde arkası!

İzmir’in Kalbine “Vakıf” Balyozu
Siyasetin soğuk koridorlarında alınan kararlar, bazen binlerce gencin geleceğini bir gecede karartabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin faal olarak kullandığı, kentin sosyal dokusunun en önemli parçalarından biri olan İzmir Meslek Fabrikası binasına ve iki ayrı mülke Vakıflar tarafından el konuldu. Bu sadece bir mülkiyet değişikliği değil; bu, sokaktaki gencin, evine ekmek götürmek isteyen babanın ve meslek öğrenmek isteyen kadının umuduna vurulmuş bir kilittir.

“Memleket Meselesi” Sloganlarda mı Kaldı?
Yıllar önce rahmetli iş insanı Mustafa Koç’un hafızalara kazınan o meşhur sözünü hatırlayalım: “Meslek lisesi, memleket meselesi!” Bugün Türkiye’nin en büyük kanayan yarası işsizlik ve kalifiye eleman eksikliği iken, bu soruna İzmir’de panzehir olan bir kurumu kapatmak hangi mantığa sığar? Eğitim sistemimiz çocuklarımızı hayata hazırlamakta zorlanırken, belediyenin bu hizmeti hem şehre hem de ülke ekonomisine devasa bir katma değer sağlıyordu.
İmam Hatip Enflasyonu vs. Sanayi Gerçekliği
Türkiye Müslüman bir ülkedir ve değerlerine her zaman sahip çıkacaktır; buna kimsenin itirazı yok. Ancak acı bir gerçekle yüzleşmek zorundayız:
- Piyasada neye ihtiyaç var? Elektrikçiye, tesisatçıya, kaynakçıya, montaj elemanına ve fırıncıya.
- Sistem ne üretiyor? İhtiyacın çok üzerinde İmam Hatip mezunu. Gençlerimize dini eğitim vermek kadar, ellerine ekmeklerini kazanacakları bir “altın bilezik” takmak da bu devletin borcu değil midir? İzmir’e yetişmiş eleman sağlayan bir fabrikayı durdurmak, vicdan terazisinde nasıl tartılabilir?

Teknik Analiz: Yerel Yönetimin “Elinden Alınan” İstihdam Gücü
İktisadi literatürde “Yerel İstihdam Ekosistemi” olarak adlandırılan bu yapılar, merkezi yönetimin ulaşamadığı kılcal damarlara dokunur. İzmir Meslek Fabrikası, sadece kurs veren bir yer değil; iş dünyası ile iş arayanı buluşturan bir köprüdür. Bu köprünün yıkılması, bölgesel işsizlik oranlarında doğrudan bir artışa ve “niteliksiz iş gücü” krizinin derinleşmesine neden olacaktır.

İktidara ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Açık Çağrı
Buradan AK Parti ve hükümet yetkililerine sesleniyoruz: Ormanlar, limanlar, fabrikalar ve dev iletişim firmaları birer birer elden çıkarılırken, bari İzmir’in eğitim yuvalarına dokunmayın. Gençlerin geleceği, siyasi rekabetin mezesi yapılamayacak kadar kutsaldır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yanlışa “dur” demesi, sadece İzmir için değil, Türkiye’nin mesleki eğitim vizyonu için tarihi bir zorunluluktur.
İzmir Yapılanı Unutmaz!
İzmir halkı kendisine yapılan iyiliği de, kötülüğü de hafızasına kazır. Şehrin en verimli kuruluşlarından birine “mülkiyet” bahanesiyle el koymak, kentin hafızasında silinmeyecek bir yara açacaktır. Bu binalar belediyenin değil, İzmir halkının ve o tezgahların başında ter döken gençlerindir. Vakıflar eliyle yapılan bu “kamu malını kamudan kaçırma” hamlesinden derhal vazgeçilmelidir.



Tasarım: