İzmir Son Dakika Haberleri - İzmir’in Güvenilir Haber Kaynağı

Zor zamanlarda ayakta kalmanın dokuz yolu

Is Insani 2026 04 01t172153183 UOsFfn
Haberi Sesli Dinle

Çevrenizde olup bitenler kimi zaman bunaltıcı ve içinden çıkılmaz bir hâle gelebilir. Dünyada yaşanan kötü haberler, sarsıcı değişimlerin bitmek bilmeyen döngüsü veya işte ve evde yaşanan aksilikler endişe ve stres hissetmenize neden olabilir. Bilim insanları, böyle anlarla başa çıkmanıza yardımcı olmak için son yıllarda zorluklarla mücadele üzerine öğrendikleri bazı ipuçlarını derledi.

Duygularınızı daha doğru tanımlayın

Kullandığınız kelimeler iç dünyanızı güçlü biçimde şekillendirebilir. Örneğin birçok araştırma, duygularınızı tarif ederken daha kesin ifadeler kullanmanın yaşamla başa çıkmanıza yardımcı olabileceğini gösteriyor. “Stresliyim” demek yerine, hayal kırıklığı, kaygı, endişe ya da varoluşsal umutsuzluk gibi duyguları ayırt edebilirsiniz. Bu farklı duyguları birbirinden ayırma becerisine “duygusal ayrıntılılık” deniyor ve hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından faydalar sağlayabiliyor. Bazı bilim insanlarına göre, diğer kültürlerin duygulara verdiği adları öğrenmek de yararlı olabilir. Örneğin Fince’deki sisu kavramı “zorluklar karşısında olağanüstü kararlılık” anlamına gelir. Boston’daki Northeastern Üniversitesi’nden Lisa Feldman Barrett,

“Bu kelimeleri ve onlarla ilişkili kavramları yaşam için birer araç olarak düşünebilirsiniz”

diyor.

  Uzmanı uyardı: Derideki masum görünen benlere dikkat

Kaygınızı avantajına çevirin

“Anksiyete” kelimesi, “boğulmak” ve “huzursuz” anlamına gelen eski Latince ve Yunanca kökenlere dayanıyor. Kaygının size fayda sağlayabileceğini düşünmek başta uzak bir ihtimal gibi görünebilir. Araştırmalara göre, klinik düzeydeki kaygı bozuklukları dışında, kaygı motivasyon kaynağı olabilir; ödül arayışımızı ve sosyal bağ kurma isteğimizi harekete geçirebilir. Ayrıca kaygılı olduğumuzda daha yaratıcı ve yenilikçi olabiliriz; beynimiz daha odaklı ve verimli çalışır, bu da üretkenliği artırır.

Yapıcı şekilde endişelenmeyi öğrenin

Endişelerimiz genellikle geçmişten çok geleceğe odaklanır. Bu durum, dikkatimizi hazırlığa ve sorun çözmeye yöneltmekte kullanılabilir.

California Üniversitesi, Riverside’dan sağlık psikoloğu Kate Sweeny’ye göre endişeyi yönlendirmek ve gerekirse başka yöne çevirmek için süreç şunları içerir:

  • Endişeyi tanımlayın.
  • Sorunu çözmek için olası eylemleri zihinsel olarak kontrol edin.
  • Tüm olası adımlar atıldıysa, akış, farkındalık veya hayranlık gibi endişeyi azaltan bir duruma geçmeyi deneyin.

Kitap, müzik veya çevrenizle modunuzu yükseltin

Doğru kitap hayatınızı iyi yönde değiştirebilir. Zevk için düzenli olarak okuyan insanlar daha az stresli, daha az depresif ve daha sosyal hissediyor. Müzik de duygularımızı etkileyebilir ve ruh hali üzerinde anında etki yapabilir. Ortamınızı bilinçli biçimde düzenlemek, bitkilerle ya da yeşil alan fotoğraflarıyla çevrelenmek veya sevdiklerinizin fotoğraflarına bakmak da fark yaratabilir.

  Yeni araştırma ortaya koydu: Hamilelikte annenin beslenmesi, çocuğun karaciğerini etkiliyor

Korku filmi izleyin

Bir anda beliren korkutucu sahneler, kanlı zombiler ve hayalet figürler endişe altındayken doğru bir rahatlama yöntemi gibi gelmeyebilir. Ancak uzmanlara göre korku filmi izlemek bazen endişelerimize merhem olabilir.

Sahip olduklarınızı hatırlayın

“Şükretmek” veya “iyi şeyleri saymak” gibi yöntemler oldukça basittir. Her akşam o gün yaşadığınız üç iyi şeyi yazmak küçük ama etkili bir alışkanlıktır. Araştırmalar bunun mutluluğu artırdığını gösteriyor.

Kontrol edebileceklerinizi ve edemeyeceklerinizi fark edin

Stoacı filozof Epiktetos, hayatın temel görevinin kontrol edebildiklerimiz ile edemediklerimizi ayırt etmek olduğunu söyler. Düşüncelerimiz ve seçimlerimiz bizim kontrolümüzdedir; dış dünyadaki pek çok şey ise değildir.

Umudu doğru şekilde kullanın

Etkili umut, başkalarından medet ummak veya iyi haber beklemek değil; eylemle bağlantılı olandır. Kendi attığımız adımlar ve başkalarıyla birlikte hareket etmek, umudu güçlendirir.

Çocuklarla zorluklar hakkında konuşun

Zor zamanlar sadece bizi etkilemez; çocukları da etkileyebilir. Araştırmalar, ebeveynlerin çocuklarıyla duyguları açıkça konuşmasının özdenetim ve farkındalık geliştirdiğini gösteriyor.

Kaynak: BBC

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir