Küresel enerji piyasalarında haftanın son işlem gününde sert hareketler yaşandı. ABD ile İran arasında Körfez bölgesindeki gerilimi azaltabilecek bir anlaşmaya yönelik beklentilerin artması ve jeopolitik risklerin azalacağı yönündeki fiyatlamalar, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Brent petrol, yüzde 3,37’lik düşüşle 87,33 dolar seviyesinden kapanarak mart ayı başından bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Brent petrolde sert düşüş
Petrol fiyatlarındaki gerilemede en önemli etkenlerden biri, piyasalarda ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya dair artan beklentiler oldu. Uzmanlar, bu beklentilerin özellikle Körfez bölgesindeki arz risklerini azaltacağı yönünde algılandığını ve bunun da fiyatlamalara doğrudan yansıdığını belirtiyor. Brent petrolün varil fiyatı, haftayı sert bir düşüşle kapatarak yatırımcıların dikkatini yeniden küresel jeopolitik gelişmelere çevirdi.
ABD-İran görüşmeleri piyasaların odağında
Piyasalarda, ABD ile İran arasında Körfez’deki gerilimi azaltmaya yönelik bir anlaşmanın kısa süre içinde imzalanabileceği beklentisi öne çıkıyor. Batılı kaynaklar, sürecin pazar gününe kadar sonuçlanabileceğini ve olası adreslerden birinin Cenevre olduğunu aktarıyor. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, henüz kesinleşmiş bir anlaşma olmadığını ve sürecin değişebileceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik planlanan bazı askeri adımları durdurduğu yönündeki haberler de piyasalarda risk algısını değiştiren unsurlar arasında yer aldı. Taraflar arasındaki görüşmelerin nükleer program ve ekonomik başlıklar üzerinde yoğunlaştığı, füze programının ise müzakerelere dahil edilmediği bildirildi.
Hürmüz Boğazı arz risklerini belirliyor
Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, piyasalarda belirleyici rolünü sürdürüyor. İran’ın geçtiğimiz günlerde boğazı tamamen kapattığını açıklaması ve deniz trafiğine yönelik sert uyarılar yapması, küresel arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırmıştı. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bölgede yaşanan gerilim, fiyatlamalarda dalgalanmaya neden oldu. Öte yandan ABD ordusu, ticari gemilerin boğazı kullanmaya devam ettiğini bildirerek fiili durumun açıklamalardan farklı olabileceğine işaret etti. Uzmanlar, bölgedeki gelişmelerin kısa vadede fiyat oynaklığını artırabileceğini belirtiyor.
Arz sıkışıklığı ve stok uyarısı
ING analistleri, petrol akışının normale dönmesinin temmuz ayı sonuna kadar gecikmesi halinde piyasada yeni arz sıkıntılarının gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Düşük stok seviyeleri ve yaz aylarında artan talep, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Analistler ayrıca, mevcut koşulların devam etmesi halinde petrolün varil fiyatının 120–130 dolar bandına kadar yükselebileceği ihtimaline dikkat çekiyor. Bu senaryo, özellikle enerji maliyetleri açısından küresel ekonomide yeni baskılar yaratabilecek potansiyel taşıyor.
OPEC ve Goldman Sachs’tan farklı yönlü beklentiler
Goldman Sachs, küresel talep görünümündeki zayıflama ve artan arz beklentileri nedeniyle 2027 yılı Brent petrol fiyat tahminini aşağı yönlü revize ederek varil başına 80 dolara çekti. Buna karşın banka, OECD ülkelerinde stokların yeniden oluşturulması ve jeopolitik risklerin devam etmesi nedeniyle fiyatların orta vadede yüksek kalabileceğini öngörüyor. Öte yandan OPEC de küresel petrol talebine ilişkin tahminlerinde değişikliğe gitti. Örgüt, 2026 yılı talep artış beklentisini aşağı yönlü revize ederken, 2027 yılı için ise daha güçlü bir artış öngörüsünde bulundu. Bu durum, enerji piyasalarında orta ve uzun vadeli görünümün hâlâ belirsiz olduğunu ortaya koyuyor.
Küresel piyasalarda belirsizlik sürüyor
Petrol piyasalarında hem jeopolitik gelişmeler hem de arz-talep dengesi aynı anda fiyatlamaları etkiliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, ABD-İran görüşmeleri ve OPEC’in değişen beklentileri, piyasaların yönünü belirleyen ana faktörler olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte petrol fiyatlarında yüksek oynaklık devam edecek.


Tasarım: