İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Gediz’e, Toprağa ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz” toplantısında Gediz Havzası’ndaki kirlilikten su yönetimine, İzmir Körfezi’ndeki çalışmalardan atık tesislerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Tugay, kuraklık riskine karşı deniz suyu arıtımının gelecekte zorunlu hale gelebileceğini belirtirken, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin Körfez üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca İzmir’in çöp tesisi sorunu ve Manisa ile yürütülen iş birliği de gündeme geldi.
“Deniz suyuna ihtiyacımız olacak”
Deniz suyu arıtmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Cemil Tugay, kuraklık tehdidinin giderek büyüdüğünü belirterek şunları söyledi:
“Eninde sonunda deniz suyu arıtma zorunlu hale gelecek. Bunun zamanını tahmin edemeyiz ama bir süre sonra deniz suyuna ihtiyacımız olacak. Bilgimizi ve birikimimizi geliştirmemiz, teknolojiyi yakından takip etmemiz lazım. Bizim bir su kurulumuz var. Biz su konusunda detaylı düşündük. Kuraklık hepimizi tedirgin etti. Bu sene yağışlarla ilgili doğa bize bir kredi verdi. Bu krediyi doğru kullanmamız lazım. Su bütçesini iyi hesaplamamız lazım. Ne harcayacağız, neyi koruyacağız…”
Tugay, yeraltı sularının korunmasına ilişkin yetkilerin büyük ölçüde Devlet Su İşleri’nde (DSİ) olduğunu vurgulayarak, kaçak kuyuların önemli bir sorun oluşturduğunu ifade etti. İzmir’de yaklaşık 350 bin kaçak kuyu bulunduğunun DSİ kaynaklarınca dile getirildiğini belirten Tugay, yeraltı su rezervlerinin düzenli takip edilmesi gerektiğini söyledi.
“Yetkilerin Büyükşehir’e devredilmesini çok daha sağlıklı buluyorum. Biz sorumluluk almaya hazırız. Merkezi hükümet bırakın yetki devrini elimizdeki almaya çalışıyor. Bu anlayışın değişmesi lazım. Bir iklim krizi problemi var. Su yönetimini de havza bazlı yapmak gerekiyor. İzmir ve Manisa su konusunu da beraber çalışması gerekiyor” dedi.
Körfezdeki dip çamuru tartışması
Toplantıda İzmir Körfezi’nde yürütülen dip tarama çalışmaları da gündeme geldi. Körfezden çıkarılan dip çamurunun Karaburun ile Foça arasındaki deniz alanına döküldüğü yönündeki iddialara yanıt veren Tugay, uygulamanın bakanlık yetkisi kapsamında yürütüldüğünü söyledi.
“Bu konuda yetki bakanlıkta. Bizi zorladığı şeyi yapmak zorunda kalıyoruz. Bizim istediğimiz şey, İzmit Körfezi’nde yapılan gibi bir çalışma. Orada dipten alınan çamur bertaraf işlemine maruz bırakılıyor. Aynı şeyi yapmak istediğimizi bakanlığa bildirdik. Öncelikle izin ve finansal olarak çözüm için destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dış finansman bulmasına rağmen birçok projede onay alamadığını savunan Tugay, “Görevde olduğum süre içinde 1 tane kredi onaylanmadı. Çok hayati olan altyapı ve ulaşım projeleri için bize yardımcı olunmuyor” dedi.
Kocaeli örneği üzerinden eleştiri
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın açıklamalarına da değinen Tugay, İzmit Körfezi ile İzmir Körfezi arasında eşit koşullar bulunmadığını öne sürdü.
“İzmit Körfezi bir örnektir. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanını da eleştirmek isterim, ‘biz yaptık siz de yapın’ diye bir şey söyledi. Size verilen izin vize verilmiyor. Size sağlanan kaynak bize sağlanmıyor. Bu yalanı söylememeliler. İstediğimiz o çamuru dökmek değil, bertarafını sağlamak” dedi.
“11 başvurunun tamamı reddedildi”
Programda İzmir’in atık yönetimi ve Manisa’daki Uzunburun Katı Atık Tesisi’nin kullanımı da gündeme geldi. Tugay, İzmir’de yeni çöp tesisi kurulmasına yönelik başvuruların reddedildiğini belirterek Manisa ile yürütülen iş birliğinin geçici olduğunu söyledi.
“Manisa’ya herhangi bir olumsuz yük getirdiğini düşünsek kabul etmezdik. Var olan tesisin kapasitesinin bir kısmının İzmir için geçici olarak kullanımıyla ilgili bir durum. Biz İzmir’de sıkıntı yaşıyoruz. Şu ana kadar 11 tane başvuruda bulunduk. Her birisi ayrı bir bahane ile reddedildi. Israrla İzmir’de bu sorun olsun diye uğraşan iktidar ile mücadele ediyoruz” dedi.
İzmir ve Manisa’nın birbirini tamamlayan iki kent olduğunu vurgulayan Tugay, belediyeler arasındaki dayanışmanın siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini söyledi.
“Bizi zor duruma düşürmek için söyleniyor”
Deniz suyu arıtma tesisi konusunda da Manisa ile ortak çalışma önerdiklerini hatırlatan Tugay, iki kent arasında sorun varmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
“Geçen yıl kuraklık olduğunda deniz suyu arıtma tesisini beraber kuralım dedik. Bu konuların bugünü ve yarını var. İzmir’in ve Manisa’nın insanlarını birbirine uzakmış gibi dile getirmeye çalışan siyasilere kulağınızı kapatın. İzmir bizim için ne kadar değerliyse Manisa’da o kadar değerlidir. Bu konuda kimsenin endişeleneceği bir şey yok. Sanki büyük bir problem varmış gibi üzerine sürekli gidilmesi tamamen bizleri zor duruma düşürmek için söylenen şeylerdir. Ne Manisa’ya zararı ar ne de uzun süre devam edecek bir çalışma.”
Gediz’de alarm: “Nehir artık nefes alamıyor”
Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de Gediz Havzası’ndaki kirlilik oldu. Başkan Cemil Tugay, Gediz Nehri’nin İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin önemli kaynaklarından biri olduğunu belirterek nehir boyunca düzenli ölçümler yapıldığını açıkladı.
“Gediz Nehri 401 km uzunluğunda bir nehir. İzmir Körfezi’nde bir kirlilik var ve onunla mücadele ediyoruz. İzmir Körfezi’nde geçmişten gelen kirlilik var, kısa vadede oluşmadı. Gediz’in İzmir Körfezi kirliliği ile ilgili kafa karıştırıcı şeyler söyleniyor ama biz biliyoruz ki İzmir Körfezi’nin ağzına dökülen kirli Gediz Nehri, İzmir Körfezi’nin kirlenmesinde önemli ölçüde sorumlu.”
Gediz boyunca 59 farklı noktadan her ay su numunesi alındığını açıklayan Tugay, hem sanayi hem de tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin tespit edildiğini söyledi.
“Gediz temiz akmadıkça körfezin temizlenmesi mümkün değil. Körfez her geçen gün daha iyi hale geliyor ama kirliğe neden olan tüm faktörlerin durması gerekiyor” diye konuştu.
“Bakanlık maalesef siyasi bakıyor”
İzmir Körfezi’nde yürütülen dip tarama ve temizlik çalışmalarına ilişkin bilgi veren Tugay, şimdiye kadar 1 milyon 200 bin tonu aşkın çamurun çıkarıldığını, çalışmaların 4,5 milyon tona kadar süreceğini söyledi.
“İzmir tarihinde hiç yapılmadığı kadar büyük ölçekli dip taraması yapılıyor. 1 milyon 200 tonu geçen çamur çıkarıldı ve bu 4,5 milyona kadar devam edecek.”
Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4. fazının devreye alınmasının ardından arıtma kaynaklı kirliliğin sona erdiğini ifade eden Tugay, Gediz’in temizlenmesi konusunda tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“İzmit Körfezi’nde yapılan çalışmada bakanlığın maliyetin üçte ikisini karşıladığı bir modelle aynısını İzmir’de yapılması gerektiğini söylüyoruz ancak bu konuya maalesef tarafı ve siyasi bakıyor bakanlık. İzmit körfezinde maliyeti kendisi karşıladı ve yapılmasına izin verdiler. Bize de izin vermiyorlar.”
Dutlulu: “Gediz can çekişiyor”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Gediz Nehri’nin kritik bir noktaya geldiğini belirterek kirliliğin bilimsel verilerle ortaya konduğunu söyledi.
“Bu nehir bizim sadece suyumuz değil, kültürümüz, geçmişimiz ve geleceğimiz. Çok çıplak bir gerçeği itiraf etmek zorundayız, Gediz can çekişiyor. İnsan eliyle yaratılan kirlilik, sanayi atıkları ve bilinçsiz ilaçlama tahammül sınırlarını aştı.”
MASKİ ve İZSU tarafından yürütülen ortak çalışmaların sonuçlarına dikkat çeken Dutlulu, “Kirlilik bir iddia değil acı bir gerçek. Çıkan sonuçlara göre orta ve ağır kirli su kalitesine geldi. Gediz artık nefes alamıyor, kendi kendini temizleyemiyor” dedi.
Gediz’deki kirliliğin yalnızca Manisa ya da İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Dutlulu, tüm kurumlara iş birliği çağrısında bulundu.
“Biz Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak elimizi taşın altına koymaya sonuna kadar hazırız. Her türlü iş birliğine hem bakanlığımızla hem belediyelerle kapımız açık. Bu bilimsel raporu ortak bir rehber kabul edelim, havza üzerindeki tüm kurumlar ve belediyeler amasız fakatsız bir araya gelsin.”


Tasarım: